05 Temmuz, 2011

Nina'nın Yanıtları #3


(…) - (…)

  ERKEK:

Konuşurdum soluğum soluğunda:
     Yürürdüm kucaklayarak
Seni beşiğe konan çocuk gibi;
     Sıkardım pembeye çalan

Beyaz teninin altında mavi ve
     Kanla esrik gövdeni:
Haylaz, ayıp bir dille konuşurdum…
     Vay vay! –Biliyorsun ki…

Özsuyu kokardı ormanlarımız
     Ve güneş incecik bir
Altınla kaplardı onların yeşil,
     Lâl rengi düşlerini.

……………………………………………………

Akşam mı?.. Otlayan bir sürü gibi
     Oyalanarak inen
Beyaz patikayı, keçi yolunu
     Tutacağız yeniden;

Çevremizde yamuk elma ağaçları
     Ve mavi otlarıyla
Bahçeler ki emsalsiz ıtırları
     Yayılar dört bir yana!

Köye döneceğiz güneş batınca
     Kararırken ortalık;
Sonra bir süt kokusu yayılacak
     Akşamın havasına;

Sıcak gübreler usul soluklarla
     Ve fersiz ışınların
Altında ağaran büyük sırtlarla
     Dolu ahırın kokusu

Dört bir yanda, alacakaranlıkta;
     Saltanatlı bir inek
Attığı her fiyakalı adımla
     Salınıp pisleyecek…

---
Söyle tatlım, de bana, gideceğiz
     Değil mi? Ne hoş olacak
El ele, göğüs göğüse, ikimiz…

 

  KIZ:

-Peki, işim n’olacak?

 

                    Arthur Rimbaud
                Türkçesi: Erdoğan Alkan 
           Orijinali:
Les Réparties de Nina


  Bağlantılar:

- Nina’nın Yanıtları #1

- Nina’nın Yanıtları #2

.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Web Analytics